Makine çevirilerinin geçmişine kısaca bakacak olursak, fikrin ortaya atıldığı ilk yıllarda çeviri yapılacak dil ikilisindeki dillerin her biri için gramere dayalı bir matematiksel model çıkartılıp çeviri formüle edilmeye çalışıldı ve bu formüller sözlükler ile desteklenerek ilk makine çevirileri ortaya çıktı. Ancak gerek sözlüklerin yetersizliği, gerek dil yapısının gereksinimi olan formül çokluğu, yapılan çevirileri son derece sınırladı. Bu yapı farklı biçimlerle ele alındı ancak hiçbir zaman istenen sonucu veremedi. Bilgisayarların hızlanması ve Internet datasının artması ile formüle dayanan bu motorun istatistik ile desteklenebileceği öngörüldü. Bunun yanı sıra artificiel intelligence kullanılarak yapılan çevirilerin insan eliyle düzeltilip çevirinin iyileştirilmesi sağlanmaya çalışıldı. Günümüzde Google motor + istatistik + artificiel intelligence yapısını bir adım daha geliştirerek Neural translate dedikleri bir yapı ile makine çevirisini farklı bir boyuta taşıdı. Bu sistem ile bir cümleye iki farklı sistem etki ediyor. Birincisi eldeki çok büyük sözlük ile cümleyi karşılaştırarak cümlenin ne anlama geldiğini tanımlıyor, diğeri de çeviriyi yapıyor. Böylece çeviri istatistiksel ve anlama bağlı olarak doğruya daha yakın yapılmış oluyor.

Peki ne kadar doğru?

Günlük yaşantımda kullandığım bir cümle:

“Bugün hava çok güzel, arkadaşlarımla tenis oynayıp sonra da yemeğe gideceğim.”

ve Google çevirisi:

“The weather is beautiful today, I play tennis with my friends and then I go to dinner.”

İnanılır gibi değil.

Biraz daha ileri gidelim cümlenin yapısını değiştirelim.

“Yolda gördüğüm kız o kadar güzeldi ki, bakmaktan kendimi alamadım.”

ve karşılığı

“The girl I saw on the way was so beautiful that I could not take care of myself.”

Hala çok iyi ve anlaşılır.

Bir otel sitesinden…

“You don’t have to go far to grab a drink or find a meal with our restaurants and bars all on-site. Of course, there’s always room service, too.”

karşılığı

“Otel bünyesindeki tüm restoranlar ve barlar ile bir şeyler içmek veya yemek bulmak için uzak durmanız gerekmiyor. Elbette, daima oda servisi var.”

Ufak tefek hatalar olsa da anlaşılmaya devam ediyor. Hala iyi.

Peki bizim çeviri ihtiyacımız günlük hayatımızla mı sınırlı?

Yazılı çeviriyi 2 ana başlık altında toplayalım: edebi çeviriler ve diğerleri. Edebi eserleri makine çevirisi ile okumaya kalkarsak maalesef ciddi bir sükutu hayale uğrarız. İsterseniz bir şiirin çevirisini deneyin. Diğerleri dediğimiz kısma geldiğimizde bunları işlevine göre çok genel olarak 2 başlık altında toplayalım. İş için gereksinim duyduğumuz çeviriler ve bilgi edinmek için gereksinim duyduğumuz çeviriler.

Bilgi edinmek için ihtiyaç duyduğumuz bir çeviriyi Google Translate ile çevirelim. Metnimiz Google’ın yeni sistemini özetleyen bir metin.

It’s a radical change from how Google translates now, which is called phrase-based translation, and is standard for the industry. Under this method, an algorithm cuts up a sentence, like one entered by a high-schooler trying to game their homework, and attempts to match words or phrases to a large dictionary. The new method takes that same large dictionary and uses it to train two neural networks. One breaks down the sentence to figure out what it means, and the other generates text in the other language.

Bu da öğrenmek istediğiniz bilginin Google ile yapılmış çevirisi:

Bu, Google’ın şu an çeviriye çevirdiği köklü bir değişikliğe ve sözcük öbeği tabanlı çeviri anlamına gelir ve sektör için standarttır. Bu yöntemle, bir algoritma, ödevlerini oynamaya çalışan yüksek öğretmen tarafından girilen bir cümleyi keser ve kelimeleri veya cümleleri büyük bir sözlüğe uydurmaya çalışır. Yeni yöntem aynı büyük sözlüğü alır ve onu iki sinir ağı yetiştirmek için kullanır. Biri cümlenin ne anlama geldiğini anlamak için ayrılır ve diğeri de diğer dilde metin üretir.

Şu ana kadar her şey güzeldi de metindeki öğretmenin fonksiyonu pek anlaşılamadı. Acaba o öğretmen önemli mi, ya da kim, makine çevirisinde işi ne, ya da öğretmen diye bir başka sistem mi var?

Görüldüğü gibi günlük hayatımızda çok iyi sonuç veren makine çevirisi, iş sağlıklı bilgi almaya geldi mi soru işaretleri yaratmaya başladı bile.

Peki ya işimiz… İşimizi bu çeviriye emanet edebilir miyiz?

Hemen bir iki örnekle bakalım.

“Should you be unable to deliver goods, which meet the samples’ standard, please send the next best merchandise.”

Google çevirisi

“Numunelerin standardını karşılayan ürünler teslim edemiyorsanız, lütfen en iyi ürünü yollayın.”

Ne kadar güzel olmuş gibi değil mi? ama o atlanan “next” kelimesi var ya, bir işletmeyi iflas bile ettirir.

Ya da,

“If any items are out of stock, please submit a quotation for a substitute.”

karşılığı olarak

“Eğer herhangi bir ürün stokta yoksa, lütfen bir yedek fiyat teklifi gönderin.”

çevirisindeki hatalı mesaj işletmeye ne kadar vakit kaybettirir dersiniz?

Görüldüğü gibi, makine çevirilerinin henüz bir çevirmenin yerini tutması mümkün değil. Ancak günlük hayatımızda bize bir kolaylık sağladığı da kesin. Fakat günlük hayatımızda “bilgi” kullanıyorsak yine makine çevirilerine çok dikkat etmemiz gerekir. Örneğin bir haberin yanlış çevrilmesi, bir anda sosyal medya ve iletişim olanakları sayesinde farklı sonuçlara neden olabilir. Benzer şekilde yazışarak aynı dilde bile anlaşamadığımızı düşünürsek bir de araya makine girerse halimiz ne olabilir düşünmek lazım.

Bundan yaklaşık 2 yıl önce katıldığım uluslar arası bir organizasyonda en iyi makine çevirisi yapılabilen dil ikilisinde yapılan çevirilerin %30 kadarının iyi, %40 kadarının anlaşılır veya düzeltilebilir olduğu, %30 kadarının ise çöp olduğu söylenmişti. Bugün gelinen noktada iyi ve anlaşılır kısım %80 civarına gelmiş olabilir ancak hala %20 riskimiz vardır diye düşünüyorum.

Bir de işin profesyonelleri tarafından konuya değinmek isterim. Çevirmenlik ortadan kalkacak mı?

Kişisel görüşüm, makine çevirileri iyileşerek gelişmeye devam edecek ancak çeviri riski hiçbir zaman sıfırlanamayacak. İyileşme devam ettikçe yapılan çeviri miktarı da logaritmik olarak artacak ve yapılmış çevirilerin düzeltilmesi gerekecek. Dolayısıyla çevirmenler bir süre sonra düzeltmen olacaklar ancak ihtiyaç artarak devam edecek.

Sonuçta makine çevirisinin hayatımızı kolaylaştıracağı ve özellikle iletişimi olumlu yönde ciddi biçimde etkileyeceği kesin. Ancak hata riskini gözönünde bulundurarak bizim için önemli olan çevirilerde mutlaka çevirmen kullanmamız gerekmektedir.